31 Ekim 2014 Cuma

GARİP VE PRENSES MELEK OLDU

İçimde bir garip hüzün var, ne yapsam olmuyor.Sizi severken, üstelik sizinde beni sevdiğinizi bilirken bilemiyorum. Ellerimin size dokunmadığı bir dünyada yaşamaktan, sizleri yanımda hissedememekten yorgun düştüm. Kurduğum bütün hayaller boşuna, hiçbirini gerçekleştiremiyorum, etrafı sularla çevrili yalnız bir ada gibiyim. Arada bir konan kuşlar da olmazsa, içimde yaşayan bir nefes kalmayacak.Sabretmeyi öğrenmiştim ama bu kadarı beni bile aşıyor. Taş olsa çatlardı diyorum. Zor demek ki; ben beceremedim özür diliyorum. İçimde hiçbir kırgınlık taşımadan, sadece kendi beceriksizliğime kızarak, şu minnacık yüreklerinizi yanımda tutamayışıma içlenerek, rüzgarda çarpan kapılar gibi, sürekli kendime çarparak yaşamaktan sıkıldım. Neden bunca yalnızlığa asılı kalıyorum, Sonra sordum kendime, cevabını bulamadım. İnsan, sevdikleri için bir şeyler yaptıkça mutlanıyor, işe yarar mı hissediyor acaba? Yüreğim öyle yorgun ki tahmin edemezsiniz. Sizden önce de birikmiş vurgunlarım var zaten benim. Daha onları temizlememişken, bir başka acıya tahammül etmek, kader bunu bana tekrar yaşattın ya siz'sizliği, ayrılığı da yadırgayamıyorum demek ki!İçimde bitirilmemiş düşlerim, cebimde sizlerle kurulmuş hayallerim, bir türlü anlatamadığım sevgim, beceriksizliğim ve isminiz yazan kalbimi elime aldım, arkanızdan söyleyecek güzel söz çok, benim anlattıklarımdan başka, yani, bu ayrılık beni tekrar vuracak İçimde biraz burukluk olsa da, nefes aldığım sürece sizi aklımın, kalbimin bir yerinde tutacağım biliyorsunuz. Nerede olsanız da, hangi derdin içine girmiş olsanız da, sizi dualarım koruyacak. İnşaAllah, eminim ki sizi seven bir kalbin ettiği güzel dualar, bu koca evrende kabul göreceği yere ulaşacaktır. 
Artık vakti geldi galiba 
ve 
galiba gidiyorsunuz sevgili canlarım
Allah'ıma emanet olun.




28 Temmuz 2014 Pazartesi

BAYRAM GELİR EVİMİZE

Hayırlı ve güzel bayramlar olsun. bir bayrama daha sağlıkla ve sıhhatle ulaşmayı Mevlam nasip etti. Şükürler olsun.




14 Temmuz 2014 Pazartesi

ÖLÜM

Hayat kadar ölüm de normal ama bu sıralar hep tanıdıklarım ölüyor, Fahrettin amca, Hava Yenge ve M.Topçu aslında kendimden korkmuyorum. Sadece sevdiklerimi kaybedeceğim diye korkuyorum her sabah uyandığımda onlar yanımda diye şükrediyorum. Biliyorum ki bir gün bizide ziyaret edecek ama o günün biraz daha geç gelmesini istiyorum onlar için :(

11 Temmuz 2014 Cuma

DÖNDÜM

Tilki misali kürkçü dükkanına geri döndüm. bu dönüşten memnun muyum evet yarı yarıya memnun sayılabilirim. Gezilecek yerler güzel ama gezeceğin insanlar çok önemli, ben maalesef nedense hep kötü insanlara denk geliyorum.

29 Mayıs 2014 Perşembe

YANINDA YAŞLANACAĞIM BİR ADAM ARIYORUM

Yanında yaşlanacağım o adamı arıyorum. Belki o da yanında yaşlanacak bir kadın arıyordur diye, çıktım yola, o adamı arıyorum.

Yanında yaşlanacağım bir adam arıyorum
Yanında yaşlanacağım bir adam arıyorum
Çok büyük hayallerim yok işin açıkçası, zaten olsa ne olur? Hayalin kendi büyük olduğunda, gerçeği de onunla bir olmuyor; yani çoğu zaman…
Hani derlerdi ya eskiler, boyu boyuma, huyu da huyuma yakın olsun yeter. Bende sevdiğim özelliklerden onda da varsa, yuvarlanır gideriz işte, zaten ömür dediğin ne kadar?

Yanında yaşlanmaya değecek kadar güzel bir yürek arıyorum. Başımı kollarıyla göğsü arasında bir yere dayadığımda, duyduğum kalp atışından bir melodi bulacak kadar sevebileceğim biri olsun diyorum.

Sıkıntı hayatın bir parçası, her zaman sınırsız mutlu olmaz insan. O yüzden sıkıntıları da el ele vererek atlatabileceğim bir adam arıyorum. Sahip olduklarının değerini bilecek birini arıyorum, sahip olduklarıyla değerlenenleri değil!

Yan yana sıkılmadan durabileceğim bir adam arıyorum, hem de uzun yıllar hiç sıkılmadan. Okuduğum kitabı tartışabileceğim, izlediğimiz filmi eleştirebileceğim, aynı fikirde olmadığım ama aynı çizgide olduğum o adamı arıyorum.

Para da bitiyor vakti gelince, yakışıklılık, güzellik de ama bir tek insani yanı bitmiyor bakışların, vefa, dostluk, hürmet bitmiyorsa, bitmiyor sevgiler. İçinde vicdan taşıyan bir adam arıyorum.

Zaten defalarca kırıldığım ve her seferinde yeniden başladığım şu kalp yolculuğunda, artık beni kırmaktan çekinecek ve en az benim kadar yorulmuş bir adam arıyorum.

Üstüne titrediğimde şımarıp kaçmayacak, minneti olan, taviz veren, kıymet bilen, biraz da görmüş geçirmiş, hani şöyle ham olmayan bir adam arıyorum.

Büyük servet peşinde başkaları koşsun; benim balkonlu bir evde iki kahve, bir de sağlıkla geçecek günler hayalim var. Ben yoldan geçerken beni düşünerek bir papatya koparıp getirecek adama, doğum günümde 100 gül yollayandan daha fazla saygım var.

Ben de o kadınlardan değilim, çarkın içine girip kirlenmeden yürüdüm. O da o adamlardan olmasın, hayatın içinde mümkünse kalbi temiz kalsın. Benim hayalimde, sevilmeyi hak eden bir adam var. Eğrisi, doğrusu, hatalarıyla; eğrim, doğrum, hatalarımla, çok seveceğim ve yanında yaşlanmak isteyeceğim bir adama hasretim var.

Gelirse ne ala, gelmezse… Her düş gibi bu da başka bahara….

Candan Ünal
alıntıdır.

9 Mayıs 2014 Cuma

BİR KEDİ NE DÜŞÜNÜR

Derler ki, köpeklere yemek verildiğinde köpekler şöyle düşünür.
"Bu insan bana yemek veriyor... demek ki o benim Tanrımdır"
Ama! aynı şekilde kedilere yemek verildiğinde ise, kediler o an şunu düşünürler.
"Bu insan bana hizmet ediyor, demek ki ben onun Tanrısıyım."