15 Nisan 2020 Çarşamba

CİĞERCİNİN KEDİSİ

Orhan Veli'den paylaşmak istedim bu günde.....
uyuşamayız seninle yollarımız ayrı;
sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi;
senin yiyeceğin kalaylı kapta;
benimki aslan ağzında;
sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik
ama seninki de kolay değil, kardeşim;
kolay değil hani;
böyle kuyruk sallamak tanrının günü.



13 Nisan 2020 Pazartesi

DOSTOYESKİ...



Dostoyevski hapishanedeki bir köpeğin yanından geçen her mahkûm tarafından tekmelendiğini gözlemler. Köpek mahkumlardan kaçmadığı gibi yanına bir mahkum yaklaştığında eğilerek tekmelenme pozisyonu almaktadır. Dostoyevski bir gün köpeğin yanına yaklaşıp başını okşar. Köpek şaşkın şaşkın ona bakarak hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlamaya başlar. O günden sonra köpek Dostoyevski’yi her gördüğünde ondan kaçar.Ruhu köleleştirilmiş bu köpek bir sevgi açıdır. Bu durum insanlar için de geçerlidir. Hayatları boyunca haksızlığa ve kötü davranışlara uğramış sevgi açları iyi bir davranışla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını bilemezler. Bazen kötü davrandığınız insanlar size tapar, bazense iyi davrandıklarınız sizden nefret eder. Böyle insanların gözünde onları aşağılamanız onlar için bir beklentidir. Sizi gözlerinde yüceltirler. Eşit ve iyi davrandığınızda ise onların gözündeki değeriniz birdenbire düşer...
Dostoyevski’den yeni duyduğum bu söz ne kadar anlamlı...
Uzaktan hayran olduğunuz birisi ile asla tanışmayın" der 
Ve 
Ekler 
"ya kalbiniz ya da elleriniz boş kalır." 


8 Nisan 2020 Çarşamba

PATİ ANNELERİM

Kedilerimin çoğu doğum yaptı kaç bebekleri oldu nasıllar bilmiyorum. Anneleri geliyor karınlarını doyuruyorum ama hepsi çok zayıfladı, bebek anne kedim kaç gündür yoktu bu gün öğle yemeğinde geldi yine karnı karnına yapışmıştı. yemeğini verdim ama yemekten önce illaki beni sev beni sev derdinde ah bu kedileri hiç anlayamıyorum çok enteresan varlıklar ne durumda olurlarsa olsunlar illaki sevgi ve ilgi görmek istiyorlar sevdiği canlıdan.

bu konuda kıllı'm istisna tabiki :)


3 Nisan 2020 Cuma

SIKINTILI ZAMANLAR

Anne kedim melek olduğu gün Türkiye'de ilk vaka görüldüğünü söylemişlerdi. Neredeyse üç hafta olmuş, bazı insanlar panik durumunda bazıları da sanki bu felaketi bekliyormuş gibi TV'den gördüğüm kadarı ile yangına körükle gidiyorlar "kasap et derdinde koyun can derdinde" misali balkonlardan seranatlar, sosyal medyada şovlar. Ne diyebilirim ki Allah müstehakımızı veriyor. Geçen internette bir paylaşımda okumuştum. insan doğanın virüsü ve aşısıda corona virüs diye düşünüce hak vermemek elde değil. 
Küçük anne kedim bir kaç gündür yoktu merak ediyordum yoksa o damı melek oldu derken bu gün geldi doğum yapmış bebeğim. Kaç tane bebeği oldu bilmiyorum ama rızıkları bol olsun.

17 Mart 2020 Salı

BİR BEBEĞİM DAHA MELEK OLDU-17 MART 2020

Geçen yıl nisan ayında anne kedim yine doğum yapmıştı bir kaç ay sonra o bebekleri ayaklanıp kendisi ile beraber yemek yemesi için benle tanıştırmıştı bu bebeğim de onlardan birisi idi sevimli şapşik suratlı 3 tane bebeklerdi. 2 erkek ve 1 kız kardeştiler ilk önce kız kardeşleri melek oldu, ocak ayında diğer erkek kardeşi melek oldu ve bu gün de bu bebeğim melek oldu. Sevilmeyi kucakta olmayı çok seviyordun. Şimdi gittiğin yerde meleklerin şefkati ve mevlamın sevgisi seni kucaklaşın güle güle git bebeğim. iyi ki hayatıma girdin. 17 Mart 2020


11 Mart 2020 Çarşamba

HASTA ANNE KEDİM MELEK OLDU

Yaklaşık olarak 1,5 veya 2 sene önce işe giderken karşıma çıkan sarı pisilerin annesiydi sarı pisilerim her gün beni bekler yemeklerini yerlerdi. Bu anne kedim onların annesiydi o sarı kedi yavrularım tek tek kayboldu malum sokak kedilerinin kaçınılmaz sonu olarak hepsi ölmüştü...beslediğim bir tek anneleri kalmıştı. yaklaşık 2018 yılının kasım veya aralık ayı idi. o zamanlarda fark ettim. şaşam ve anne kedi birlikte kalıyorlardı şaşam daha küçük bir bebekti o zamanlarda anne kedim yemek yemede zorlanıyordu önceleri nazlanıyor diye düşünürken sonradan dikkatimi çekti anne kedimin ağzı yaraydı, yemek yemek onun için bir işkence oluyordu ama yinede beslenmek zorundaydı sonra onu şubat 2019 gibi bir zamanda eve getirdim evde tedavi edeyim diye çok uğraştım ama ağzının yarası bir türlü iyileşmedi bu arada da hamile kalmış ve karnı iyice büyüyordu evde bıraksam bebeklerle ne yapacaktım sokağa bıraksam nasıl bırakacaktım iki arada bir derede kalmıştım.sonunda annemin zoruyla diyeyim onu aldığım ve beslediğim yere bıraktım meğerse o bıraktığım gün hayvancağız sancı çekiyor bebeklerini doğuracak yer arıyormuş bir kaç gün sonra denk geldim iki bebişi olmuştu biri sarı(erkek) biri kara kendisi gibi (kız) bebekleri vardı. orada beslemeye çalıştım ama anne oldukça zorlanıyordu bebeklerine bakmak için onları yalaması taşıması gerekiyordu bunları yapıyordu ama hayvancağız kendine gelemiyordu sonunda dayanamadım bebekleri bir aylık olmuşken anne ve bebekleri eve getirdim. anneyi ameliyat ettirip kısırlaştırdım. ameliyat eden veteriner kedinin içinin tamamen çürüdüğünü söyledi çok yaşamaz dedi uyutalım dedi. daha önce böyle bir hata yaptığım için ne kadar yaşayabilirse bakmak istediğim için uyutturmadım. evde benimle kaldı bebeklerini büyüttü sarı erkek yavrusu yaklaşık 4 aylık olmuştu ki hastalandı melek oldu kız bebekte çok hastalandı ama o atlattı. şimdi koca kuyruklu bir kız oldu. bütün çabalarıma rağmen çok acı çekti elimden geldiğince sevdiği yemekleri onun ağzına göre hazırladım ama yine de yemek yemek onun için bir işkenceydi. geçen hafta içinde sürekli karanlık yerler arıyor banyoya ve tuvalete gidip orada uyuyordu. bir gün gözüne baktığımda o gözlerindeki fer sönmüştü. geçen cumadan beridir de bir şey yemiyor sonunda bu gece saat 02:00-02:30 arasında melek oldu anne kedim. güle güle git çok çok acı çektin biliyorum cennettesin ama o cenneti kazanabilmek için bu dünyada çok acı çektin. Seni seviyorum bebeğim. Sana karşı bir kusurum olduysa affet beni.