Asil Kızım, Siyah Kuzum Kıllı’ya...
Seni o gece apartmanın karanlığında bulduğumda, aslında hayatıma bir güneş gibi doğmuştun. Simsiyah tüylerinle o koridorda belirdiğin andan beri, benim en kıymetli, en özel yol arkadaşım oldun. "Kıllı" derken içimin titrediği, her mırıltısında huzur bulduğum kara kızım...
Sen özgürlüğüne düşkün, nevi şahsına münhasır bir hanımefendiydin. Canın istediğinde dışarı çıkıp dünyayı keşfeder, sonra yorulunca yine en güvendiğin yere; benim yanıma, evine uyumaya gelirdin. O kapıdan içeri süzülüp yanıma kıvrıldığında, dünyanın tüm karmaşası dışarıda kalırdı.
27 Nisan’dan beri her siyah gölgede seni arıyor gözlerim...
O eşsiz ruhun: Hem dışarının o sert dünyasında başının çaresine bakan güçlü bir dişi kedi, hem de kucağımda dünyanın en uysal kuzusuydun.
Vefan: Gitsen de hep döndün, beni yuvam bildin. O son gidişine kadar bana verdiğin her an için sana minnettarım.
Güzelliğin: Parlayan siyah tüylerin ve bana bakışındaki o derin anlam hep kalbimde kalacak.
Belki şimdi gökyüzünün en yıldızlı, en siyah gecesinde özgürce koşturuyorsun. Belki de yine bir yerlerde huzurla uykuna daldın. Seni bulduğum o gece başlayan bu güzel hikaye, ben nefes aldığım sürece kalbimde devam edecek.
Bana kattığın her güzel gün, paylaştığımız her sessiz gece için teşekkür ederim güzel kızım. Seni çok sevdim, hep de çok seveceğim.
Güle güle benim siyah kuzum, güle güle Kıllı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder