7 Kasım 2025 Cuma

İNANÇ-PANTHEON-BLA BLA

 

İnsan, neye inanırsa inansın, aslında hep aynı boşluğu doldurmaya çalışıyor. Bir tanrıya, bir lidere, bir fikre ya da bir ideolojiye… Adı ne olursa olsun, insanın aradığı şey aslında kendini aşmanın bir yoludur. Çünkü inanmak, sadece sığınmak değil; varoluşun dayanılmaz belirsizliğiyle baş etmenin adıdır aynı zamanda.


Mekanlar Değişiyor, İnsanın savaşı hep aynı


neden benim ailemle, geçmişimle bir problemim var.? Neden herkes annesinden, babasından ya da ikisinden de kaçmak istemezken  neden ben?

Sordum tabi kendime “nasıl kaçmayayım” diye. Çok uzakta değil birkaç sınır ötemizde akranlarım bana kıyasla çok daha iyi şartlarda yaşıyordu. Ben bu yaşında hala kendi annem ve babamla değil, kendime ait boyum kadar küçücük yüreğim kadar büyük bir evde kedilerimle ve sessizliğimle yaşıyor olmalıydım mesela. Çalışmayıp çalışmak istemediğim yaşlarda karın tokluğuna çalışmak yerine, hayalini kurduğum dağ evinde kitaplar okumalıydım. diye düşünmek yerine, bugün ülkenin, dünyanın hangi doğal güzelliklerini görsem de ufkunu açsam diye düşünmeliydim, düşünebilmeliydim.. Ben peki…genç yaşımda gelecek kaygısı, geçim derdi, umutsuzluk, mutsuzluk gibi duyguların arasında savunmasız değil; mutlu, geleceğe umutla bakan bir gençlik yılları geçirebilmeliydim. 

Ülkelerin kültürlerini öğrenmeliydim. şehir, ülke değiştirebilmeliydim. Açlık sınırının bile altında bir ücrete çalıştığım için ailemle aynı evde kalmayıp, kendi evimde kendi istediğim gibi yaşayabilmeliydim mesela. Ana fikir kendi hayatımızda istediğimiz gibi yaşayabilmek aslında. Ne kadar da basit ve insani bir istek, tabii yaşadığın ülke de insani ise… Yaşadığın ülke insani olmayınca ne oluyor peki? İnsanca yaşamak istediğin için yaşayamıyorsun


Sonuç olarak, Sanırım farkında olmamak lazım. Bakanlıkların bütçelerini biliyoruz da ne oluyor boş verin bilmeyelim.

Hiçbir şey bilmemek, en mutlu ya­şamdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder