16 Eylül 2019 Pazartesi

Bİ'GÜN

Bir zamanlar sanırım Gülay'ın bir şarkısıydı ...."bi'gün bi çılgınlık yapsam diye sözleri vardı bende bi çılgınlık yaptım geçici görevle tayin istedim. biliyorum olumsuz gelecek ama en azından çabaladım diyeceğim.



sevgili evren buraya birazda mutluluklarımı yazayım diyorum ne dersin yine bütün olumsuzluklarla üstüme geliyorsun. her seferinde diyorum ki bu defa evren sanırım benimle uğraşmaktan bıktı ama karşıma öyle bir senaryoyla geliyor ki ben bile şaşırıyorum. sanırım saçmalıklar oscar'ı olsa benim evren 11 dalda oscar'ı alır. saçmalıkların bi bitmedi bitemedi reklamdaki reyyyt gibi bişey olsada seni bitirebilsem.

13 Eylül 2019 Cuma

İSTİYORUM-DİLİYORUM

Önünde ve arkasında bahçesi olan müstakil bir evim olsun istiyorum (diliyorum)

Müstakil evimin bahçesinde ıhlamur ağacı olsun istiyorum (diliyorum)

Bahçemin içinde beslediğim küçük kedi yavrularım olsun istiyorum (diliyorum)

Benim kedilerim bana kendilerini hiç sevdirmezler. O yüzden kendisini sevdiren küçük bir köpeğim olsun istiyorum (diliyorum)

Yaşadığım şehirden uzakta deniz kenarında sakin bir yerde yaşamak istiyorum (diliyorum)

Bir bisikletim olsun istiyorum (diliyorum)

Bisikletimin önünde de sepeti olsun istiyorum (diliyorum)

Bisiklet sepetime köpeğimi oturtup gezmek istiyorum (diliyorum)

Arada sırada yurt dışına çıkmak ve yaşamak istiyorum (diliyorum)


10 Eylül 2019 Salı

PARAMPARÇA

Saatim yok tam olarak bilemem
Biraz bira, biraz şarap önceydi
Nasıl oluyor; vakit bir türlü geçmezken
Yıllar, hayatlar geçiyor?
Kayıp bir bavul gibiyim hava alanında
Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek?
Neyse zaten hiç halim yok
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum, hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim bütün hayatlar
Paramparça
Takatim yok, yine de telefona sarıldım
Son bir özür için tüm sevdiğim kadınlardan
Aradım, mesajlar çıktı kapattım
Telesekretere konuşamayanlardanım
Bugün benim doğum günüm





6 Eylül 2019 Cuma

ÖZLEM VE GİTMEK

"Her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir." Charles Baudelaire bu sözü geliyor aklıma kendimi bu şekilde avutuyorum.
ve can yücelin bu şiiri beni ne güzel de anlatmış.

Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasına
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir..
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hani kendimizden razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.

"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakası
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç.
Ama olsun... istemek de güzel.
Gitmek istiyorum. uzakta başka bir yerlerde kendimi mutlu hayal ediyorum. oraya yerleşme hayali, gezmediğim ve görmediğim yerleri görme isteği, yaşamadıklarımı yaşama isteği ile ama sonra diyorum ki bütün bunları yapsan bile bu seferde geride kalanları özlersin, Ailemi, kedilerimi hatta düzeltilmeyi bile çoktan unutan o sevgili dağınık yatağımı bile özlerim. gitmeyi beceremeyince ve mutsuzluğuma çare bulamayınca kendi kendime uydurduğum kılıf özlem ve alışkanlıklarım oluyor.

Duygularımın sınırları ince, Yani çoğu kişiye göre çok daha hassas ve daha duygusal bir insanım.Nereye gidersem gideyim hep kendimi götüreceğim için gittiğim yerde de aynı insan olacağım ve karşılaştığım olaylar karşısında başkalarına göre daha çok etkileneceğim, diğer yandan duygularımı bu kadar derinden yaşamamda beni çok fazla yıpratacak çok fazla yoracak. İnsanlara, hayata ve olaylara karşı hoş görüm daha da azalacak. ve yine mutsuz ve umutsuz olacağım.

yani başa saracağım...

15 Ağustos 2019 Perşembe

BİRAZ HUZUR

Hayatımın en büyük eksiğinin huzur olduğunu düşünüyorum. Yaşadığım yerden artık o kadar sıkıldım ki kaçıp gidesim geliyor. Bazen tek başıma bilmediğim bir yola girip bir daha hiç dönmemek istiyorum. Bazı şeyleri tek başıma yapmak isterken başkalarının benim yerine karar vermesi canımı çok sıkıyor. Sanki büyük bir kaosun içerisindeymişim gibi hissediyorum. Bu yüzden son zamanlarda aradığım tek şey huzur. Yanımda sevdiğim insan ollsun, kedilerim olsun, bahçeli bir evim olsun, küçük bir köyüğm olsun özgürce yaşayayım ve başka kimseler bize bulaşmasa karışmasa mutlu bir şekilde yaşasak. Çünkü istediğim hayat tam olarak bu. Ve huzur bunda saklı

2 Ağustos 2019 Cuma

TIPKI BEN :)

Bazı insanlar sevdikleri şeylere çok zor veda ederler. Böyle evlerde, kimsenin kullanmadığı çay takımları, eski mobilyalar, balkona atılmış eşyalar, uzun süredir binilmeyen bir bisiklet ve diğer birçok gereksiz eşyayı görmeniz mümkündür.

Bu tip insanlar evde en ufak bir tamirat dahi yapmadan yıllarca yaşayabilir ve eski eşyaları atmak yerine bulduğu kutuların içine doldurabilir. Bu insanlar genellikle yaşadıkları yere geçici gözüyle bakarlar: farklı bir şehre taşınmayı, yurt dışında yaşamayı, bir ev satın almayı veya bir şekilde hayatlarını kökten değiştirmeyi düşünürler sürekli.

Ancak bazen bu geçici evlerde on yıllarca yaşamak durumunda kalabilirler. Psikolojik açıdan bakarsak bu insanlar gelecekte yaşamaya ve onu pembe gözlüklerle görmeye eğilimlidirler. Şimdiki zamana tolere edebilecekleri veya katlanabilecekleri geçici bir rahatsızlık gözüyle bakarlar. Öte yandan herhangi bir gelecek planları da yoktur. Bu insanlar bu şekilde yaşamaya alışmışlardır ve sürekli içinde bulundukları bu durumu değiştirecek büyük bir gücün yardımından medet umarlar.

Bir yerde dağınık insanları tanımlayan bir yazıdan aldım yukarıdaki metni tıpkı ben gibi :)

26 Temmuz 2019 Cuma

GÜNÜN SÖZÜ

Tarifsiz kederler vardır, sol yanınızdaki cevahiri ağrıtan, sıkıştıran, işte o duygular...

İnsanı olgunlaştıran yaşı değil, yaşadıklarıdır. 

İnsanların yaşlandıkça daha olgun, daha sabırlı ve anlayışlı olduğu söylenir. Galiba ben tam tersinden başladım, yaş aldıkça daha sabırsız, daha kızgın ve daha az affedici oldum. bu belki olması gereken şeylerin gerçek hayatta umduğum kadar karşılığını gör(e)mediğimden, belki de hayatın hızından yorulmaya başladığımdan...

Artık insanlar yaptıkları hataları anlasınlar diye beklemiyorum. kimse için harcanacak vaktim olduğunu da düşünmüyorum. çocukken bitmeyecekmiş gibi ve çok uzun zaman sonra yaşayacakmış gibi görünen hayatımın şimdi bana rağmen ellerimden kayıp gittiğini biliyorum. kimse için ne zamanım var,  ne de  beklentim var.

İnsanları olduğu gibi kabul etmesem de mecburiyetten kabulleniyor -mış gibi yaparak uzak duruyorum. Bana uyuyorsa hayatıma kabul ediyorum, uymuyorsa hayatımdan çıkarıp atıyorum. Eskiden insanları severdim (sanırım) insanlarında beni sevmesini isterdim. bunu önemseyip bunun için çabalayan ben artık eskisi kadar umursamıyorum. Beni mutsuz ve huzursuz eden insanlardan uzak duruyorum. İnsanların illa beni sevmelerini de beklemiyorum.

Çünküüüü....sevginin tek başına bir işe yaramadığını başka bir dolu özelliğin yanında kısaca saygı, sadakat ve vicdanın daha önemli olduğunu biliyorum.