Yarın ve pazar günü sınavlarım var. Umarım benim için iyi olur.
17 Nisan 2015 Cuma
9 Nisan 2015 Perşembe
27 Şubat 2015 Cuma
İLK YARDIM KURSU
İş yerinde İlk Yardım kursu dersinin alınacağını tesadüfen duydum ilgili arkadaşa beni de yazmasını söyledim tamam dedi ama ben biliyorum çöldeki bedeviyimdir kesinlikle sorun ya da sorunlardan dolayı olmayacağını /olamayacağını biliyordum kısmet dedim ve unuttum Allah'ım dilerse bir şekilde oluyor/olduruyor buna inanıyorum öyle bir zamanda kursa katılımın yazısı yazıldı ki engel olacak şahıslar tesadüf yoktu ilk problemi geçtim ikinci probleme geldi bu şahısların beni göndermeyeceğini izin konusunda problem çıkaracaklarını biliyordum bile bile söyledim şahıs bana olmaz dedi eee bende biliyorum zaten dedim öyle deyince geri bozuldu şakaya vurdurdu ikinci problemi de geçtik yerime gelecek eleman konusuna takıldık ben ilgili kişiye söyledim o tutmuş bana bu işi beceremeyecek insanı getiriyor neyse o kişinin çabaları ile başka bir eleman bulundu son problemi de atlattım ve 2 günlük kursa gittim 9 erkek 1 bayan kursa katıldım, ben gidinceye kadar bu tür şeylere bayanların ilgisi olmaz ama ben gidince biz neden gitmiyoruz derler biliyorum ki bir daha ki sefere bana yer bile bırakmayacaklardır bayan kltklar.
Kurs benim için faydalı ve değişik oldu
çekilin huleyyyn ben geldim ilkyardımcı elemanınız kursta ilk bakılması gereken kuralın bak (look) dinle (listen) hisset (feel) olduğudur şöööle bir bakarım sonra dinlenirim ve beğenmez isem hissetmediğim için çekilirim dermişim :)
Bu arada sertifikamıda başarı ile aldım :)
23 Şubat 2015 Pazartesi
KAYIT
Yıllar sonra okuma hevesim depreşti
birkaç yıldır okuyorum seviyorum. Yeni kayıt dönemim bugün
başladı geçen dönemden bana hatıra kalan bir dersim var o da
0,15 ile kaldığım bir ders bir soru daha yapabilmiş olsaydım
geçecektim ama napalım kısmet değilmiş gelecek güz dönemine
kaldı. Dersler hem basit hem ağır aslında başka bir şekilde
anlatım olsa basit ama kitapların anlaşılmaması için kelimeleri
uzatmışlar bir konuya sayfalarca yer ayırmışlar ve bir sürü
hatalar derken hiç çalışma hevesim kalmıyor bir de bu kadar
olumsuzluğa rağmen işimde kafam sünger gibi oluyor ders çalışmak
için ne zamanım ne beynim kalıyor :( ama ben hala inat ediyorum bu
okulu bitireceğim ya öyle ya böyle
14 Şubat 2015 Cumartesi
OD
“Dağdan odun getiriyordum. Herkes ona odun diyordu; iki heceyle, OD-UN işte, ateş veren şey…Ama ben onun ilk hecesiyle ilgilendim, ateş olan kısmına, gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, ‘OD’ a talip oldum. Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben OD için gidiyordum”
Bana odun yükü denk denkbaşkalarına mana katarı hevenk hevenk(Sayfa 161) Yunus Emre
.....
O gün ziyaretimize yedi derviş gelmişti. Yedisi de birbirine benziyorlardı. Genç ve zinde. Zarif giyimli ve güzel yüzlü. Bir elleri kalplerinin üzerinde salavatlar getiriyorlar, diğer elleri cübbelerinin cebinde tespih çekiyorlardı. baban gözlerini son defa açtığında önce bana bakıp gülümsedi, ardından başını o dervişlerden yana çevirdi ve "Haydi sor!" dedi. Hepimiz o dervişe baktık. İçinden sormak geçmişti besbelli. Gayet terbiyeli sordu.:
"Hey azizler azizi Yunus Emrem!Şiirleriniz?!.."
"Sevgili için söylenmiş sözlerdir, Sevgili'ye hediyedir.""kaç adettir hiç bilir misiniz.?"
Herkesten çok ben şaşırıp kaldım. Kaç adet şiir söylediğini hiç düşünmemiştim. Kendisinin de düşündüğünü veya saydığını zannetmiyordum.Çünkü o bir şiir demiş olmak için şiir demiyordu; o bir kalbe girmek için şiir diyordu. Onun şiiri sanatı için değil imanı içindi. Onun şiiri insan için, sevgi için, insanlık içindi. İrşadın yolunu şiirde bulmuş, şiir bütün sözlerden uzun yaşadığı için nasihatlerinin şiir biçiminde söylemişti. Yine de herkes merakla onun vereceği cevaba dikkat kesildi. Önce hafifçe gülümsedi. Sonra eliyle "Hiç saymadım ki!" dercesine işaret yaptı ve vecd halindeki meclisi titreten o cümleyi söyledi.
"Sevgiliye gidecek hediyeyi saymak yakışık almaz, öyle değil mi?"
o sırada dervişlerden yedi tanesinin de birbirlerinden habersiz, cübbelerinin içinde gizliden gizliye çekmekte oldukları tespihlerin iplerini koparıverdiklerini çok sonradan öğrendim.
ve son söz
Ten fanidir, can ölmez
Çün, gitti geri gelmez
Ölür ise ten ölür
Canlar ölesi değil
10 Şubat 2015 Salı
BİRAZ KILLI
Seni Seviyorum
Bir insanın yürekten söyleyeceği en güzel iki kelimedir, hayatında duyabilmek isteyeceği en güzel sözlerden biridir, vakit geç olmadan söylenmesi gereken sözdür, yarınlara bırakmamalı, bırakılmamalı...Çağımızda seni seviyorum demek, özünü yitirmiş perişan yerlerde sürünen acı içinde kıvranan iki kelimedir. Bunu söylemek o kadar basit bir hal almıştır ki artık, gazoz içerken, geğirirken ya da gaz çıkarırken bu değerli sözcükler insanların ağızlarından uçup giderler, değerleri bile bilinmediği gibi sahiplerini bile bulmazlar bulamazlar...Çünkü sahipleri artık hak etmemektedir. hepsi gökyüzüne uçar, bu yüzden gökyüzü sevgi doludur, bu yüzden yıldızlar bu kadar parlak, bu yüzden bulutlar bu kadar pamuk şekerdir. Sevgi dünyadan yavaş yavaş göç etmektedir, zamanla gökyüzünü de delip; evrenin kara deliklerinde kaybolacaktır, kıyametimiz de âlâmetimiz de budur; ben seni seviyorum kıllı bebeğim sen bize bunu her ne kadar sözlerinle dile getiremesen de ben biliyorum ki sende bizleri seviyorsun.
bugün duygusala bağladım yine kendimi birden diğer pisiciklerim geldi aklıma çiziktirdim
29 Ocak 2015 Perşembe
ALIP BAŞIMI GİDESİM VAR.
Çok
yoruldum! Üstelik çok da sıkıldım! Alıp başımı gitmek
istiyorum. Kimseye haber vermeden, bir gün ansızın, sırtımda
çantam yanımda kedim yola düşmek istiyorum.
Herkesin
derdi kendine büyük, benim ki bana da XXXL geliyor. Altında
ezildiğim yeterince ağırlıklarım yokmuş gibi, laf dinle, laf
anlat, anlattığın karşındakine geçmesin, önümde dağ gibi
duran hayat aşılmayı beklesin.
Beladan
uzak durmak mümkün değil mi ne... Ben ne kadar kendi halimde
köşende dursam da, gelip beni buluyorlar. Kimsenin işi gücü yok
mu? Dertsizlikten gün ziyanlığı!
Eskiden kalabalık hayaller kurardım. Kırıldıkça, artık hayallerimi de teke indiriyorum…
Yalnızlığın
ne derece boğucu, yoran, karanlık bir çukur olduğunu yaşamadan
kimse bilemez. Her zorluğu tek başına atlatmak zorunda kalmak, her
olayda tek başına ayakta durmak kolay mı?Yalnızlık bazen içime
öylesine işlemiş ki, hayal kurarken bile tek
kişilik olduğunu
fark ediyorum. Sonunda kabullendim. Benim hayatım bu. Böyle
yaşamaya alıştım. Hayatımda ve yüreğimde dengede tutmaya
uğraştığım bir terazim var. Sonra an geliyor ve fark ediyorum ki
hayatımda ve yüreğimde bir dengesizlik var. o kefelerin ne kadar
zorlukla dengesini koruduğumu bil(e)meyenler, birileri kefelerimin
üstüne ağırlık koyuyor kaldırsam da, kaldıramasam da, ona da
ses çıkar(a)mıyorum.Oysa ben zaten zor dengedeyim ! Üstüme
konulanları kefeme dahil edip, daha da büyüyor gönlümün
ağırlığı
Artık
sevmediklerimden bana ne! Kim ne demiş, kim ne yapmış, hiç beni
ilgilendirmiyor.! Ne kadar mücadele edersem edeyim, bir taraf hep
eksik kalıyor.
Alıp
başımı gitmek istiyorum buralardan. Kimsenin beni bulamayacağı
bir yere, sırtımda çantam yanımda kedim yürüyüp gitmek
istiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







.jpg)

.jpg)









.jpg)