Yine sevmediğim ve istemediğim haberler alıyorum. Üzülüyorum. Tıpkı kedilerin kendi poposunu yalaması gibi hayat hep bana kendi popomu yalatıyor. :(
Bu sıralar yeni işe başlayanlar geliyor onları gördükçe çalı benim önümde tıngır mıngır ilerliyor.
Yine sevmediğim ve istemediğim haberler alıyorum. Üzülüyorum. Tıpkı kedilerin kendi poposunu yalaması gibi hayat hep bana kendi popomu yalatıyor. :(
Bu sıralar yeni işe başlayanlar geliyor onları gördükçe çalı benim önümde tıngır mıngır ilerliyor.
Herkes bir yerlere " yoruldum " yazıyor,
Özgürlüğünün peşinden giden bir ruhun var, kendi dünyanda dilediğince dolaşmayı ve yaşamın sunduğu her türlü deneyimi kucaklamayı seviyorsun. Bağımsızlık, senin için bir yaşam tarzı, belki de bir sanat. Kendi düşlerini, kendi hedeflerini belirlemeyi ve kendi yollarını çizmeyi seviyorsun. Kendi düşüncelerinle baş başa kalmayı, kendi sesini dinlemeyi ve kendi hikayeni yazmayı seviyorsun. Fakat, özgür ruhunun yanı sıra, kalbinde sevdiklerine karşı derin bir bağlılık ve sevgi de var. Onları geride bırakmak, onlarsız bir hayat düşünmek seni zorluyor. Ailen, dostların, belki de bir sevgilin... Onların yanında olmayı, onlarla güzel anılar biriktirmeyi ve onlarla yaşamın tatlı telaşını paylaşmayı seviyorsun. Bu yüzden, bazen özgürlüğün ve bağımsızlığın ile sevdiklerine olan bağın arasında kalıyorsun. Bu karmaşık duygularla başa çıkmak kolay olmasa da, bu senin hikayen, senin yaşamın. Ve belki de bu karmaşa, seni sen yapan şeydir. Kendine zaman ayırmayı seviyorsun, çünkü bu senin özgürlüğün. Ama aynı zamanda, sevdiklerini geride bırakmakta zorlanıyorsun, çünkü onlar da senin hayatının ayrılmaz bir parçası.