3 Mayıs 2017 Çarşamba

AĞRI DAĞI VE İSHAKPAŞA SARAYI


















dünden ishakpaşa sarayına günübirlik nasıl gidebilirim diye araştırma yapmıştım kars eski garajlarda ığdıra giden dolmuşlar varmş sabah 07:00 ığdıra hareket ediyor tekrar ığdırdan 17:00 dönüyormuş bende sabah çok çok erken kalktım malum şehir yabancı ve günü kaçırmamak için dışarı çıkacağım lakin kaldığım erde herkes mışıl mışıl uyuyor bende baktım çıkış olarak pencere var oradan atladım çıktım:) garajlara vardım ama bayağı erken varmışım karşıda bir ağbi dükkanın önünü süpürüyordu ona sordum çay içebileceğim bir yer var mı diye o da abla burada da içebilirsin dedi kahvehane idi girdim bir tek benim adam bana çay getirdi poğacam ile 2 bardak çay içip orada gelenle oluncaya kadar bekledim baktım tek tek gelenler var çıktım firmanın kapısında bekledim ama şanstan o gün kapalı idi biraz üşüdüm. firma sahibi 06:30 geldi saat 07:00 hareket ettik ığdıra doğru giderken yine manzara müthiş diğorun içine de uğradık meşhur diğor lakin çok bakımsız ve haraptı :) cep telefonuma mesaj geldi şuan ülke sınırları dışında gözüküyorsunuz meğersem ermenistanın telefon vericilerini kullanyormuşuz :) ığdıra vardım oradakiler dedilerki doğubayazzıt dolmuşları var onlara yetişirsen oraya gidebbilirsin bende koştur koştur sora sora buldum tam kalkıyormuş bindim en arkada 1 kişilik boş yer varmış sıkış tepiş eşyalarla oraya oturdum ığdıra geldiğimizde herkes inince bende iniyordum şoför arkadaş sağolsun abla sen inme ben seni dolmuş durağında bırakacağım dedi inmedim dolmuş durağına bıraktı dolmuştun dolmasını bekledim bir kaç kişi daha gelince hareket etti aslında en yukardaki evliyanın mezarında inmem gerekirken acemilik ile ishakpaşa sarayında indim orayı gezdim çok şahane bir yer hala inanamıyorum hayallerimden birisiydi orayı gezmek çok gezen yoktu şükür mevsimden dolayı tadına vararak resim çekmek ve gezmek harika bir duygu oradan çıktım evliyanın oraya yürürken bir kadın ve adam beni arabalarına aldılar oraya kadar çıktık adam orada yaşıyor diğeride kızkardeşi imiş istanbulda yaşıyormuş gezmeye gelmişler teşekkür edip ayrıldım gezdim tekrar yayan olarak indim ama dolmuş yok beklesem bu sefer ığdıra dönemeyeceğim mecburen yürümeye başladım malum yurdumun abaz insanları orada da rahat yok :( merkeze indim sora sora dolmuş durağını buldum hava epey kapandı ben dolmuşa bindim fazla beklemedim hemen hareket etti ve yağmur indi bu arada ağrı dağını güneşli yağmurlu ve bulutlu şekillerde gördüm bir günde 3 hali :) yolda 2 yerde durdurup kimlik kontrol ettiler ığdıra indiğimde daha 1 saatlik zamanım vardı oradaki kişiye sordum nereleri var burada dedim çok bir yer yok abla şu caddeden aşağı in en merkezi caddesi burda dedi gittim gezdim geldim ve dolmuşa bindim akşama doğru karsa geldim misafirhaneye gittim. orada bir kafenin sahibi ile tanıştım kendisi canlı müzik var dedi davet etti oraya gittim canlı müzik ve gençlerin oyunlarını seyrettim tekrar döndüm benim için çok değişik ve çok güzel bir gün oldu. Teşekkürler Sevgili Allah'ım

2 Mayıs 2017 Salı

ANİ HARABELERİ

Sabah erken kalktım bugün ai Harabelerine gitmek istemiştim bloglarda bununla ilgili pek bir bilgi bulamamıştım ama bir yerde İl Özel İdaresinin buraya seferleri olduğunu hatırlıyordum. Sokaktaki vatandaşa sordum nasıl gidebilirim diye onlarda bana yardımcı oldular dolmuş ile İl Özel İdaresine gittim. Ben dolmuştan inip kapıya sormaya gittiğimde güvenlik görevlileri arabanın biraz önce çıktığını söylediler hadi nasıl gideceğim o sırada makam aracı çarşıya gidiyor imiş onu durdurdular ve ben ona bindim makamdaki genç yeni memurlardanmış biraz konuştuk ben ona il özel idaresinin araçlarının kaltığı yerde bırak beni dedim o da bilmiyormuş beni başka bir durağa indirdi buraya gelir dedi ben de o biliyor diye beklemey başladım meğersem bilmiyormuş bir vatandaş haliyle yabancı olunca bana sordu nereye gitmek istiyorsunuz diye bende duruumu söyledim abla buradan sabahları gider dedi yarın gelin dedi meğersem o da yanlış biliyormuş bende olur dedim bari karsı gezeyim diye cadde boyu yürüeye başladım. orada ismini şimdi hatırlayamıyorum bir muhtarın konağı vardı araştırıp yazayım resim çekinip ilerledim aaa bi de ne göreyim il özel idaresinin ani harabelerine giden servisi orada köşe başında servis var şoför yok oradakilere sordum saat 09:00 hareket ediyor şoför gelir bekleyin dedi ben beklerken tahminim oradaki memurlar yada ben gibi ziyarete gelenler geldiler tek tek şoför geldikten sonra hareket ettik oraya varınca inerken bilet parası ödedik 15 TL olması gerek sanırım inip müzeye girdik orada da 10 TL müze parası ödedim servis öğlen saatinde kalkacağı için hızlandrılmış bir şekilde gezdim aslında servis sabah ve öğleden sonra olmak üzere 2 kere gidiyormuş kalınılabilir ama gerek yok öğleye kadar bitirmiştim ben, döndükten sonra Kars merkezi biraz gezdim daha sonra gezmek üzere kaldığım misafirhaneye geri döndüm.



















1 Mayıs 2017 Pazartesi

KARS

Gece uzun yolculuğun sonunda sabaha karşı hava aydınlanınca güzelliklerde ortaya çıkmaya başladı boylu boyunca akıp giden manzara o kadar güzel ki tarifi imkanszı diyebilirim. Trenin içinde hareket etme durumu ve tuvaletlerin olması benim için artı bir rahatlık diyebilirim lakin yurdum insanı her yerde olduğu gibi tuvaletlet adabı olmadığından dolayı tuvaletler içler açsıydı; manzaralar eşliğinde akşam saat 21:00 gibi karsa ulaştım normalde bu kadar uzun mudur bilemiyorum ama benim yolculuğum tam tamına 14 saat sürdü gece vardığımdan dolayı gideceğim yerin yakın olması ama bilmememden dolayı oradaki taksici arkadaşlar sağolsunlar 500 metrelik yerden bende 10TL aldılar resmen kazıkladılar :( kalacağım yere geldim giriş yaptım ve yorgun olduğumdan dolayı uykum yok ama yattım tabi yer yatak yastık herşey yabancı bir de yorgunluk uyumakta zorluk çektim diyebilirim.









30 Nisan 2017 Pazar

DOĞU EKSPRESİ

Uzun zamandır blog sayfalarında okuyorum ama bir türlü kendimde o enerjiyi bulamıyordum sonunda 1 mayısın resmi tatil olmasından dolayı bende doğu ekspresi deneyimini yaşamak istedim ve internetten biletlerimi alarak epey uzun upuzun kars yolculuğuna başladım. Öğlen Kırşehir'den Ankaraya 12:00 otobüsü ile gittim sırtımdaki çanta ne kadar hafif eşya alsamda yine de ağır olmuş. Aştiden sora sora tren garına geldim biraz erken geldiğimden bekleme salonunda bekledim gar tamiratta olduğundan seferlere Kırıkkale'nin Irmak beldesinden başlıyorlarmış bizleri oraya otobüslerle götürdüler. Normalde 18:00 kalkması gereken tren rötar yaparak saa 19:00 ancak hareket etti. Yolculuk güzel gitti ben pulman koltuklardan almıştım yanım boş olduğu için daha rahat oturabildim. gece de uyuyarak gittim. 










21 Nisan 2017 Cuma

HİÇ ÖLMEYECEKMİŞ GİBİ YADA YARIN ÖLECEKMİŞ GİBİ

bir sitede gördüm sorular hoşuma gitti eğer ölecek olsam ne yapardım ya da ne yapamazdım?

1. Çoktan vazgeçmen gereken ama halen ısrarla tutunduğun bir şey var mı hayatında?
2. Eğer bugün hayatının son günü olsaydı, yine de bugün yaptıklarını yapar mıydın?
3. Geleceğe dair seni en çok kaygılandıran şey ne?
4. İç sesin gerçek biri olsaydı ve sürekli sizinle bu şekilde konuşsaydı, onunla muhatap olmaya devam eder miydin?
5. Yaşamak ile sadece var olmak arasında bir fark var mı?
6. Hatalarından ders alabiliyorsan, neden onları yapmaktan korkuyorsun?
7. Dünyaya nasıl bir etki bırakmak istiyorsun?
8. Sen ve seni tanıyan herkes öldüğünde tamamen unutulacak mısın, yoksa hatırlanacak mısın?
9. Aradığın şey gerçekten uzakta mı, yoksa henüz ulaşabilecek kadar çabalamadın mı?
10. Madem hayat çok kısa, neden boş yapıp duruyorsun?
11. Henüz istediğin şeye ulaşamadıysan, kaybedecek neyin var?
12. Önemli biri olduğunu düşündüren şey ne?
13. Kaç arkadaşına hayatını emanet edersin?
14. Paranı nelere harcıyorsun? Faydalı yatırımlar yaptığını düşünüyor musun?
15. Eğer çalışıyorsan, işin sana para dışında bir şeyler kazandırıyor mu?
16. Bir sene içinde hayatında yapmayı planladığın en büyük değişiklik ne?
17. Şu an hangi sorumluluklardan kaytarıyorsun?
18. Tekrar tekrar yaptığın hatalar var mı?
19. Ölmeden önce, öncelikli olarak mutlaka gerçekleştirmek istediğin bir amacın var mı?
20. Senin için ölümden daha kötü bir şey var mı?Formun Üstü

19 Nisan 2017 Çarşamba

HAYAT


Sabah gazeteleri okurken bu Afrika atasözü ve açıklamasını yapan bir yazardan alıntı yaptım (Hürriyet AygulAydın) atasözlerinin çoğusu hata hakkında ne kadar da özümlenerek damıtılarak söylenmiş yaşanmılıkları anlatıyor.

Her sabah bir ceylan gibi uyanıyorsunuz Afrika'da. Kafanızda tek bir düşünce var. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek... Yoksa aslana yem olacaksınız.

Ya da her sabah bir aslan gibi uyanıyorsunuz Afrika'da. Kafanızda tek bir düşünce var: En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek... Yoksa açlıktan öleceksiniz.

Aslan ya da isterseniz ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin...

Yaşam adlı koşuyu ne kadar güzel anlatmış Afrika atasözü, Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Çünkü eğer aslansanız ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, Artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan bile dünkünden daha hızlıdır, O halde düne göre hızınızı arttırmanız gerekmektedir... Yok, eğer ceylansanız Ve henüz aslana yem olmamışsanız Hızınızı düne göre daha da arttırmalısınız, Çünkü sıra size gelmiş demektir... Yani, Hayat koşusunda, devam edebilmenin tek koşulu var: Dünden daha hızlı olabilmektir...