19 Nisan 2017 Çarşamba

HAYAT


Sabah gazeteleri okurken bu Afrika atasözü ve açıklamasını yapan bir yazardan alıntı yaptım (Hürriyet AygulAydın) atasözlerinin çoğusu hata hakkında ne kadar da özümlenerek damıtılarak söylenmiş yaşanmılıkları anlatıyor.

Her sabah bir ceylan gibi uyanıyorsunuz Afrika'da. Kafanızda tek bir düşünce var. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek... Yoksa aslana yem olacaksınız.

Ya da her sabah bir aslan gibi uyanıyorsunuz Afrika'da. Kafanızda tek bir düşünce var: En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek... Yoksa açlıktan öleceksiniz.

Aslan ya da isterseniz ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin...

Yaşam adlı koşuyu ne kadar güzel anlatmış Afrika atasözü, Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Çünkü eğer aslansanız ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, Artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan bile dünkünden daha hızlıdır, O halde düne göre hızınızı arttırmanız gerekmektedir... Yok, eğer ceylansanız Ve henüz aslana yem olmamışsanız Hızınızı düne göre daha da arttırmalısınız, Çünkü sıra size gelmiş demektir... Yani, Hayat koşusunda, devam edebilmenin tek koşulu var: Dünden daha hızlı olabilmektir...


6 Nisan 2017 Perşembe

PİŞMANIM

Bak kızım!!!
* Ne zaman pişman olursun biliyor musun? Sen deneyip deneyip başaramadığın ve yarım bıraktığında, bir başkası kolayca ve zahmetsizce tamamladığında

*Yaptığın yanlışların pişmanlığı zamanla geçebelir.Geçmeyen pişmanlığın ise yanlış insanlar için, yaptığın doğrular.
(Güzel Allah'ım hiç mi doğru bir insana denk gelmeden öleceğim :(      )

* Ne yaparsan yap, daima pişman öleceksin. Belki yaptıklarından, belki de yap(a)madıklarından

4 Nisan 2017 Salı

OKUDUM-YAĞMUR SONRASI-SARAH JİO


Bu kitabı okurken sanki daha önce filmini izledim gibi geldi belkide izlemişimdir hafıza iyiki unutuyor yoksa bu kadar bilgiyi barındırsa ne olurdu halimiz :) yine kendini okutan kitaplardan birisi, ve orada geçen şarkı Edith Piaf'tan La vie en rose (tatlı veya pempe hayat gibi bir çeviri galiba) adlı şarkıyıda tekrar dinledim :) 

Hafta sonu anacığımı köye götürdüm kardeşleri ile hasret giderdi artık yaşlandılar hayat ne kadar hızlı akıyor belki bu son görüşmeleridir belkide yine görüşürler bilemiyorum ama her seferinde onlarda aynı şeyleri düşünüyor olmalı :(

Pazar günü de kocabey köyüne gittim halılar vardı onları yıkamak için aslında halı yıkayıcılara veriyoruz ama anacığımın içine sinmiyor gücüde yetmiyor kimseye de birşey söyleyemiyor sırf o mutlu olsun diye bir kaç halısını yıkadım daha sonra diğerlerini de ara ara yıkayacağım.

Yazmışken hepsini toplu yazayım unutmamak adına ayın 23'ünde a101 tv gelmişti aldım kurdum babam bende isterim dedi sonra beğenmedi şimdilik annemin odasına kurduk babam eski tüplü tv ile idare ediyor. 


31 Mart 2017 Cuma

OKUDUM-ÖZGÜRLÜĞÜN ELLİ TONU

 
Grinin Tonlarını okudum ilk ikisi hakkında yazmıştım. Bu kitapta sonlara doğru artık sıkıldım bitsin diye zoraki okumaya devam ettim. Diğer kitaplardaki gibi bunun konusu da çok bariz bir şekilde abartılı olarak devam ediyor. Bana göre ki ben de Grey gibi hayatımda bazı şeylerin kontrollü olmasını severim, isterim ve yaparım ama Ana gibi bir insanla hayatımı birleştirmek ve aşık olmak istemem. O kişi benim hayatımı mahvederdi eminim.Hatta yer yer o kadar gıcık oldum ki anlatamam. Olumsuz olacağım ama bu kitapta okunmak için okunan vakit geçsin kitaplarından;

28 Mart 2017 Salı

OKUDUM-SENDEN ÖNCE BEN-JOJO MOYES

İnternette tavsiyeler üzerine okudum filmi de çekilmiş ama seyretmedim, güzeldir sanırım. Kitabın sonunda ben mutlu son bekliyordum lakin Will'in gitmesi beni üzdü. Kitabı okurken aslında hayatımın pamuk ipliğine bağlı olduğunu biliyorum ama bazen kendimi bu şekilde olsa ne yapardım diye sorgularken ve şükrederken buldum. Kitap okumak başkalarında nasıl bir etki bırakıyor bilmiyorum ama bende genelde şükürü daha fazlalaştırıyor. Sonlarına doğru gözlerim doldu Will'in ötenazisi ve bir zamanlar çok sevdiğim bir kedim vardı ona da ben de ötenazi yaptırmak durumunda kaldım hala yüreğimde o pişmanlığı ve keşkeyi taşırım. İyiki okumuşum dediğim bir kitap;
 

24 Mart 2017 Cuma

OKUDUM-HAVVANIN ÜÇ KIZI-ELİF ŞAFAK

Elif Şafak'ın romanlarını seviyorum. Okurken insanı kavrayabilen bir yazar baa göre bu kitabıda diğerleri kadar güzel ve kendisini okutan cinsten kitapta hoşuma giden yerleri buraya alıntılıyorum.
 
"Şu hayatta en köklü alışkanlıklar terk edilebilir, ki­şilik bozuklukları düzeltilebilir, en sıkı dostluklar tavsayabi­lir, hatta bağımlılıklar bile aşılabilirdi, ama belki de değiştir­mesi en zor şey insanın bir yere duyduğu aidiyetti. Neden aynlamıyorduk kanıksadığımız sokaklardan, şehirlerden, tek­rarlardan? Bizi mutsuz etse bile yaşadığımız mekân, niçin bı­rakıp gidemiyorduk uzaklara? Bilinmeyene?"
 
"kimi kadınlar güzelliğini taşımayı da, yaşamayı da beceremez nedense,"

"Düşününce ne tuhaftı aslında; anlar akıp gider, yürekler katılaşır, bedenler yaşlanır, yeminler unutulur ve en güçlü inançlar bile sarsılırken, gerçeği iki boyutlu temsil eden ve dolayısıyla yalandan ibaret olan bir fotoğraf hiç değişmeden kalabiliyordu, sonsuz bir sadakatle."


"Ben gali­ba hep araftayım Belki de aynı anda çok fazla şeyi düşünü­yor ama hiçbirini tutkuyla istemiyorum" 

"Ben Tanrı’yı hangi gözle görürsem Tann da beni o göz­le görür, öyle diyor Eckhart. Şayet ben Tann'ya katı bir şe­kilde yaklaşırsam, O da bana kaldıkla yaklaşır. Ben Tanrı’yı sevgiyle görürsem, O da beni sevgiyle görür. Benim gözümleTanrinm gözü Bir."

"Ka­der, bahisleri sürekli artıran çılgın bir kumarbazdı."

"İnsan hangi noktada suça ortak olurdu acaba? Aktif şekilde içinde rol aldığında mı, yoksa pasifçe bilmezden geldiğinde mi?"

"Beşer tuhaf mahluk­tu. Utanca ve yüzkarasına bile uyum sağlayabilen."

"Ka­der, kılavuzluğuna razı olanları ellerinden tutup yönlendiri­yordu; kendisi gibi, ona direnenleri ise zorla sürüklüyordu."



21 Mart 2017 Salı

ALDIM

Eskiden olduğu kadar çok pişmanlık dumuyorum hele şu sözdeki gibi "hiç bir şeyi asla ertelemeyeceksin sonra büyük pişmanlıklara kapılıyorsun."  ucundan kıyısından biraz kendime uyarlamak için alışveriş yaptım minnakça ve minnak bütçeme göre
İnternetten araştırmalarım sonucu bir tablet aldım öğleden sonra geldi yenilere alışmayı çok sevmem biraz eski kafalıyım galiba eskimi seviyordum keşke tamir imkanı olsada tamir ettirsem onuda kullanabilsem. :( 250
Pazardan da kendime bir spor ayakkabısı hiç tarzım değil pempe fosforlu hemide annemin ısrarı ile aldım giyerken onu hatırlarım artık bir gömlek ve bir jean pantolon aldım. :) 5+5+25 =35 seviyorum pazaran alış verişleri ve yeni bir bot aldım flodan sarı bir bot yine 20 canım annemin ısrarı ile :)