25 Aralık 2016 Pazar

BEN DERDİMİ HANGİ DAĞA YÜREĞİMİ HANGİ SUYA... DİYEMİYORUM

Bende öyle bir yara var ki çözümüde çareside yok aba gibi baba gibi hayat gibi koca dağ gibi büyük çok büyük

29 Kasım 2016 Salı

VE BİR SONBAHAR

Ahmet Kaya'nın şarkısındaki gibiyim
***
öyle bir yerdeyim ki 
yaprak döküyor bir yanım, 
bir yanım bahar bahçe 


14 Kasım 2016 Pazartesi

UYKUSUZ HER GECE

Allah'ım bu uykusuzluk beni bitiriyor ne uyuyabiliyorum nede uyanığım sürekli uyku durumundayım ama uykum yok gece bir yarısı oldu mu çağrılmış gibi uyanıyorum. Artık kesin karar verdim ben dünyadaki olumsuzlukların üzerinde denenmesi için yaratılmış bir kobayım. Uykusuz kalınca kulunuz şu tepkiyi veriyor diye...Böyle  olunca da ruh gibiyim hiç bir şeyden mutlu ol(a)mıyorum yediğim yemeğin bile tadına varamıyorum.Eyvah eyvah ne olcak bu durumun şarkıdaki gibi uykusuz her gece.....

10 Ekim 2016 Pazartesi

YİNE YENİ VE YENİDEN BAHTSIZ BEDEVİYİM :(

Olursa bu kadar olur hani yani, hafta sonu annem köye gitmek istedi bende onu köyüne götürdüm kaldık 2 gün boyunca zavallı dıllımıda götürdüm gidip gelinceye ve orada çok huzursuz oldu hayret ettim bu kadar rahat bir kedi strese girdi ve adeta zayıfladı tabi o gidiş ve gelişte bizi de strese soktu, neyse geldim kapıya arabayı park edeceğim hiç yer yok zoraki bir yer buldum ıkına sıkıla oraya park ettim dedim sabah daha uygun bir yer bulurum oraya park ederim böyle kalsın o kadar da yoruldum ki erkenden yattım saat 9 yada 9 buçuk civarı annem kapıya geldi kapıyı açtım aşağıya gel arabaya çarpmışlar dedi şok oldum. hemen aşağı indim komşu ve bakkal haber vermişler annem babam ve komşular aşağıdayız o şokla ben onlara günaydın diyorum baktım araba iyice kaldırıma yanaşmış park ederken neredeyse elli cm ara vardı sıfırlanmış adeta arka çamurluk ve yan kapı gitmiş komşu anlattı çocuk arabayı çalışır bırakıp el frenini çekmeden aşağı inmiş bakkaldan siğara alıyorken araba kendi kendine yürümeye başlamış öyle ki araba en az 100 metre ötede ve benim arabaya paralel bir konumda tamamen düz gideceği yerde az ileri gidip u dönüşü yapıyor ve benim arabaya çat gelip vuruyor ulan kader önde adamın şirket arabası var arkada adamın mersedesi var geliyor benim öksüz yetime çarpıyor üstelik içinde sürücü bile yok yani bu kadar olur şoför kullansa bile bu kadar denk getiremez polisi falan aradık plakayı aldık alsak ne olcak gitti bizim öksüz yetim adamı bulduk yarın gel sanayide yaptıralım dedi sanayide baktır yap derken bütün kazuletlerde beni bulur ya gökten halka yağsa biri boynumdan geçmez ama kazık yağsa hepsi beni bulur misali adam karanlık tip tehdit küçümseme havada neyse sineye çektim kuyruğunu kıstıran köpek gibi gerisin geri döndük olan gene bana oldu. Yine çölde kutup ayısı beni buldu :(

26 Eylül 2016 Pazartesi

AMELİYAT ANİŞİMİ AMELİYAT ETTİRDİM

Küçük kuzucuk Anişim bugün ameliyat oldu. Maceralı bir ameliyat ile kısırlaştırıldı sağlık durumu iyi sabaha kadar sesi çıkmadı zavallıcık onun için zor bir geceydi

29 Temmuz 2016 Cuma

MED-CEZİR

Evliya Çelebinin hikayesi beni hep etkilemiştir hayatım boyunca onun gibi "ya şefaat" derken "ya seyahat" desem ve göçmen kuşlar gibi gezsem diye düşünürdüm lakin şimdi düşününce iyi ki gençliğimde öyle olmamış şimdilerde her imkanım oluştu artık yavaş yavaş bende "ya seyahat" desem ve o kırılma noktasına bir gelsem diyorum. 
Ne güzel demiş Halil Cibran 
Evim der ki "Beni bırakma, Çünkü burada senin geçmişin yaşıyor."
Yolum der ki " Gel ve beni izle, Çünkü ben senin geleceğinim"
ve 
BEN
hem eve,  hem de yola 
derim ki "Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. 
Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır.
Gidersem ayrılışımda bir kalış"

26 Temmuz 2016 Salı

BAŞAK BURCU

Bir başak burcu insanını yalnızca üzerindeki giysilerden bile tanıyabilirsiniz. Onun giysileri sürekli yıkandığından; parfüm değil, yumuşatıcı kokar. Aynı şekilde yaşam alanı da daima temizdir. Eviyle ilgilenir, durmadan temizlik yapar sanmayın; genelde sevmez öyle şeylerle uğraşmayı. Sadece bir yerde barınabilmesinin ön koşuludur o ortamın temiz olması.
Başarısızlık, bir başağın başa çıkamayacağı tek şeydir. Çünkü o, büyük, küçük her konuda inanılmaz hırslıdır. Eline aldığı düğümü asla çözmeden bırakmaz. Yeter ki ona bir sorunla gidin, beyni patlayana kadar uğraşır ve muhakkak bir nihayete vardırır konuyu.

En kalabalık ortamlarda bile, söz konusu başak, mutlaka dikkatinizi çekecektir. Hem de konuşarak değil, sadece durarak. Başak burcu insanı, güçlü görüntüsüyle her anlamda güven verir insana. Oysa bu görüntünün altındaki gerçek bambaşkadır. İnanılmaz hassas ve kırılgandır. Öyle ki, üzerine düşünseniz bile bulamazsınız onu neden kırdığınızı. Eğer kırgınlığının nedenini size söylüyorsa, bilin ki çok şanslısınız.

Genelde altından tehlikeli bir şey çıkmayacak olan başak insanını, ortamlarda gizeminden de tanıyabilirsiniz. Sevilmek gibi bir kaygısı olmadığından, çok anlatmaz kimseye kendisini. Oysa bu durum, kafanızın içinin ‘Var bunda bir iş ama ne?’ türünden düşüncelerle dolmasına neden olur. Endişelenmeyin, muhtemelen bir katil yatmıyor kişiliğinin altında. Gizemli olmayı seviyor, hepsi bu.

Hiç şüphesiz, Cemal Süreya’nın dizesinde bahsettiği ‘bir kaşık sevdada boğulan insan’ bu insan değil. Olsa olsa ayrıntıda boğulur çünkü başak burcu insanı. O kadar detaycıdır ki, bir adım atmadan önce en az 6 aya ihtiyacı vardır. Enine boyuna düşünür, sevdiklerinden fikir alır, artılarını ve eksilerini hesaplar. Sonra da o fırsat hala orada duruyorsa, e bir deneyeyim bari deyip atılır. O da canı isterse tabii.

Gizemlidir falan dedik diye sakın ha aynı şekilde davranmaya kalkmayın. Yoksa nefret eder sizden; hatta koşarak uzaklaşır. Başak insanının yıkılmaz duvarları vardır. Ve içeri girebilmenin tek yolu, onun güvenini kazanmaktır.
Bir not: Güvenini kazanmak için yapabileceğiniz hiçbir şey yok bu arada. Onun kriterlerini henüz çözebilen olmadı. Olduğunuz gibi davranın, sonrasını ona bırakın.

Başak insanıyla yapılan sohbetlerde komiklikler, şakalar havada uçuşur diyemeyiz. Ama çok güleceğinizin garantisini verebiliriz size. Espri yapmaz ama güldürür. Çözemedik biz de vallahi, tiplerine mi gülüyoruz acaba?

Huysuzdur, memnuniyetsizdir, sıkılgandır. Ama bir yandan da sevdiklerine karşı çok uyumludur. Karakter bakımından kendisinden çok farklı olan insanlarla bir arada duramaz başak insanı. Ama eğer biraz ona benziyorsanız, aranızda yakalayacağınız uyuma siz bile inanamazsınız.

Bakmayın buz gibi durduğuna, içine içine ağlar başak insanı. Duygularını yansıtmayı sevmez ama bu, onun samimiyetsiz olduğu anlamına gelmiyor. Hayatın içinden, sıradan bir çok an, onun içinin eriyip bittiği ve belki de ömrünün sonuna kadar unutamayacağı bir sahne olabilir. Başak insanı aslında çok gözyaşı akıtır; sadece yalnızken.


Değişikliklere uyum sağlayamayacağından değil; aksine her şeye uyum sağlayabileceğini bildiğinden. Çünkü o zaten oturduğu evden, birlikte yaşadığı insana kadar; hayatında olan her şeyi yeterince düşünmüş ve öyle varmıştır bugünkü yaşamına. Dolayısıyla da sıkılıp değişiklik yapmak gibi bir ihtiyacı olmaz hiçbir zaman.
Başak insanı genelde ‘düz’ ve ‘incelikten yoksun’ olmakla suçlanır. Oysa bünyesindeki bu düzlük, ileri düzey dürüstlükten ileri gelir. Sevmiyorsa seviyorum demez, sırf romantik olmak için hissetmediği cümleler kurmaz. Tıpkı düzenli beslenmenin size sağlık getirdiği gerçeği gibi, hayatın her alanında düzenli olan başak insanı da size sağlık, mutluluk getirir.
Alıntıdır.