bir arkadaşım müzik dosyaları göndermiş onların içinde Nikita da vardı.
beni ta çocukluğuma götürdü...
Hüzünlendim sonra sözleri ne üzerine merak ettim.
Nikita
Hey nikita is it cold
In your little corner of the world
You could roll around the globe
And never find a warmer soul to know
Oh I saw you by the wall
Ten of your tin soldiers in a row
With eyes that looked like ice on fire
The human heart a captive in the snow
Oh nikita you will never know anything about my home
Ill never know how good it feels to hold you
Nikita I need you so
Oh nikita is the other side of any given line in time
Counting ten tin soldiers in a row
Oh no, nikita youll never know
Do you ever dream of me
Do you ever see the letters that I write
When you look up through the wire
Nikita do you count the stars at night
And if there comes a time
Guns and gates no longer hold you in
And if youre free to make a choice
Just look towards the west and find a friend
nikita
Hey Nikita üsüyorsan
O küçük kösesinde dünyanin
Tüm yerküreyi bedenine sarsan da
Daha sicak bir can bulamazsin asla
Seni o duvarin önünde görmüstüm
Kursun askerlerin siraya dizilmisti
Ates üstünde buz gibi gözlerinle
Karlar içinde hapsolmustu insan yüregi
Ah Nikita, yurduma dair asla hiçbir sey bilemeyeceksin
Seni sarmak ne güzel duygu, asla bilemeyecegim
Öyle ihtiyacim var ki sana, ah Nikita…
Zaman çizgilerinin öte yaninda
Kursun askerlerini siraya dizeceksin
Ah Nikita asla bilemeyeceksin
Düslerinde görür müsün hiç beni?
Hiç okur musun yazdigim mektuplari
Tel örgülerin arasindan bir göz attiginda
Geceleri sayabilir misin yildizlari?
Ve bir gün gelir de
Silahlar, barikatlar tutamazsa seni
Ve özgür kalirsan, seçme sansin olursa
Yalnizca batiya dön yüzünü, bak yeni dostuna
Yarın Arife günü sonra bayram,
akşam otururken aklıma takıldı şimdi bu kurbanlık hayvanlar tıpkı ölümü bekleyen idam mahkumları gibi vakti saati geldiğince kurban edilecekler. Ne garip bazen o kadar çelişki ki içimdeki anlatamıyorum çözemiyorum nedense,
bayramlar bir türlü sevemediğim günler oldu.
yarın yine hazırlıklar sonra kurban kesimi sonra hiçbirşey olmamış gibi hayat yine akmaya devam edecek
bir gün bizimde bu kurbanlar gibi vakti saatimiz geldiğinde gidinceye kadar
Ey Gönül şimdi sorarım sana? hangi Aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi? Anlatılmayıp yürek deşen mi?
Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma.
Kapımıza değil ; Kalbimize vuran buyursun !
Sevmeye layık olmayanı hatırlayarak değerli etme! Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma; sevgi yürekli olana yakışır.
Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; Bi muma ateş olmak mı,Yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor ? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor ? Öyleyse güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin ? O zaman güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü; Her insan ölecek yaşta…
Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.
Zamanin sonsuzlugunu göstererek bu telasli hizimi dengele.
Günün karmasasi içinde bana sonsuza kadar yasayacak tepelerin
sükunetini ver.
Sinirlerim ve kaslarimdaki gerginligi, bellegimde yasayan akarsularin
melodisiyle yika, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyilestirici gücünü duymama yardimci ol.
Anlik zevkleri yasayabilme sanatini ögret; bir çiçege bakmak için
yavaslamayi, güzel bir köpek yada kediyi oksamak için durmayi, güzel bir kitaptan birkaç satir okumayi, balik avlayabilmeyi, hülyalara
dalabilmeyi ögret.
Her gün bana kaplumbaga ve tavsanin masalini hatirlat.
Hatirlat ki, yarisi her zaman hizli kosanin bitirmedigini, yasamda
hizi arttirmaktan çok daha önemli seyler oldugunu bileyim.
Heybetli mese agacinin dallarindan yukariya dogru bakmami sagla.
Bakip göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olmasi yavas ve iyi
büyümesine baglidir.
Beni yavaslat Allahım
VE köklerimi yasam topraginin kalici degerlerine dogru göndermeme
yardim et.
Yardim et ki, kaderimin yildizlarina dogru daha olgun ve daha saglikli
olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi.
Allahım,
Bana degistirebilecegim seyleri degistirmek için CESARET,
Degistiremeyecegim seyleri kabul etmek için SABIR,
Ikisi arasindaki farki bilmek için AKIL ver.
Sabah saatlerinde sinirlendirdiler yine kendi kendime düşünüp duruyordum. Arkadaş geldi dedi ne o Neşet ERTAŞ öldü de onun için mi üzüldün dedi. İnterneti açtım evet gerçektende doğruydu Aynı türküsündeki gibi "Yalan Dünya" da o da artık bir "yalan" oldu. Güle güle git büyük usta mekanın cennet olsun bu dünyada sıkıntın çoktu inşallah öbür dünyada rahat yatarsın.